Blog Post

 

Karaciğer Taşlarından Ultra Mini Cihazlarla Yapılan Müdahale İle Kurtulmak Mümkün

02.01.2019

Karaciğer Taşlarından Ultra Mini Cihazlarla Yapılan Müdahale İle Kurtulmak Mümkün

Necmettin  Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Ahmet Öztürk, karaciğerlerinde taş bulunan hastaların ultra mini  cihazlarla karaciğere müdahale edilerek taşların temizlendiği bir yöntem  geliştirdi. Prof. Dr. Öztürk, karaciğer yetmezliğine gitmeden, karaciğer  nakline gerek kalmadan, hasta kaybedilmeden uygulanabilen bu yöntemin hem yurt  içinde hem yurt dışında pek çok hasta için uygulanabilecek son derece önemli  bir cerrahi yöntem olduğunu söyledi.

Genel cerrah bir arkadaşıyla 2017 yılında bir  hasta üzerinde tartışırken, böbrekte yaptıkları endoskopik taş kırma  uygulamasının karaciğerde de yapılabileceğinden bahsettiğini söyleyen Prof. Dr.  Ahmet Öztürk, Cerrah arkadaşlar, ameliyat edemedikleri bir hastayı  getirdiler. Bu karaciğer içerisinde büyük ve çok sayıda taşları olan bir  hastaydı. Karaciğer içerisinde kanal tıkanıklığına ya da darlığa bağlı olarak  çeşitli nedenlerle karaciğer taşları oluşabilmekte. Bu taşlar çok küçükken  tespit edilirse girişimsel radyologlar, genel cerrahlar ve endokrinologlar  tarafından endoskopik yöntemlerle bağırsağa itilerek tedavisi sağlanmakta ancak  taşlar 1 santimetrenin üzerine çıktığı zaman bu yöntem uygulanamamaktadır. Bu  tür karaciğer içi safra kanallarında oluşan büyük taşların da geriye sadece bir  tedavisi kalıyor; bu da açık cerrahi yöntemle karaciğerin taşlı bölümünün  çıkarılması. Bu eğer tek taş ise ve karaciğerin bir lobundaysa hastalar şifa  bulabiliyor ancak taş çok sayıda, her iki lobda ve çok büyük olursa bu yöntem  uygulanamıyor. Dolayısıyla karaciğerin tamamı alınamayacağı için bu durumdaki  hastalar zaman içerisinde karaciğer yetmezliğine ve ölüme kadar gidebiliyor. Bu  arada yapılabilirse karaciğer nakli söz konusu bu hastalar için, dedi.

Hasta hızlı bir şekilde iyileşti ve üçüncü  günde hastayı taburcu ettik

Prof. Dr. Öztürk, genel cerrah arkadaşıyla  yaptıkları tartışmanın ardından bunun uygulanabilir olduğuna karar verdiklerini  belirterek, Prof. Dr. Öztürk, genel cerrah arkadaşıyla  yaptıkları tartışmanın ardından bunun uygulanabilir olduğuna karar verdiklerini  belirterek, "Onlar da akademik kurul kararıyla bu hastayla ilgilenmem  yönünde benden talepte bulundular. Girişimsel radyolog Dr. Öğretim Görevlisi  Süleyman Baktık karaciğer safra kanalına perkütan dediğimiz ciltten bir iğne  vasıtasıyla ultrason eşliğinde kanala girip oraya bir kanül yerleştirdikten  sonra biz genel anestezi altında bu hastanın taşlarını 2.8 mm'lik endoskopik  aletlerimizle görerek taş kırıcı cihazımızla parçaladık ve bu parçaları  yerleştirdiğimiz kanülden dışarı forsepsler aracılığı ile aldık. İlk hastamızda  20 yaşlarında genç bir bayan hastaydı, başarılı olduk. Taşlar tamamen  temizlendi. Biz buna böbrekte stonefree diyoruz. Karaciğerde de stonefree yani  taşlardan temizlenmiş oldu. Duodenuma kadar geçerek bütün kanalların açık  olduğunu gözledik, sonra işlemi sonlandırdık. Bir drenaj kateteri koyup hastayı  servise aldık. Hastanın yükselmiş olan enzimleri hızla düşmeye başladı.  Hastanın ağrıları kesildi, hasta hızlı bir şekilde iyileşti ve üçüncü günde  hastayı taburcu ettik. Bu uygulama bizim ilk uygulamamızdı ve yaklaşık bir  buçuk yıl önce gerçekleştirdik. Bir buçuk yıldan bugüne kadar altıncı vakamızı  yaptık. Hepsinde de müdahale çok başarılı geçti. Hastalar taşlardan tamamen  temizlendi. Sadece enfeksiyonlu bir hastamızın iki lobunda da taş vardı. Genel  durumu ve daha önce mevcut olan kolanjitisi nedeniyle hastayı riske atmamak  adına önce sağ lobun taşlarını temizledik. Hastanın enfeksiyonu düzeldikten  sonra diğer lobdaki taşları da temizleyeceğiz. Bu son vakamızdı ifadelerini kullandı.

Bu uygulamanın öncelikle ülke genelinde  sonrasında yurt dışında yaygınlaşması için bize düşen her türlü görevi yapmaya  hazırız

Hastaları ölüme kadar götüren bu karaciğer  içerisindeki büyük taşların tedavi edilebilir olmasından bahseden Prof. Dr.  Ahmet Öztürk, Karaciğer yetmezliğine gitmeden, karaciğer nakline gerek  kalmadan, hasta kaybedilmeden uygulanabilen bu yöntemin bence hem yurt içinde  hem yurt dışında pek çok hasta için uygulanabilecek son derece önemli bir  cerrahi yöntemdir ve bu konuda biz Necmettin Erbakan Üniversitesi ESWL ve Taş  Hastalıkları Araştırma ve Uygulama Merkezi olarak tüm bu hastalarımızın  hizmetindeyiz. Bu konuda eğitim almak isteyen cerrah arkadaşlarımızın da eğitim  seminerleri programları düzenleyerek bu uygulamanın öncelikle ülke genelinde sonrasında  yurt dışında yaygınlaşması için bize düşen her türlü görevi yapmaya  hazırız dedi.