Blog Post

 

Kanserde Korkutan Artış !

25.01.2019

Kanserde Korkutan Artış !

PROF. DR. MEHMET ARTAÇ, “KANSERLİ HASTA SAYISI, BİR  KAÇ YIL SONRA BUGÜN<a name="_GoBack" id="_GoBack"></a>KÜNDEN 1 BUÇUK KAT DAHA FAZLA OLACAK”  DEDİ 

Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) tarafından International  ClinicalTrials Workshop (ICTW) WorkingGroup’a Türkiye’den davet edilen ilk  bilim insanı olan Prof. Dr. Mehmet Artaç, “Kanserli hasta sayısı, bir kaç yıl  sonra bugünkünden 1 buçuk kat daha fazla olacak” dedi. Çağın en illet ve sinsi hastalığı olan, 200 farklı kılıfa bürünerek insan  vücudundaki normal işleyişi alt üst eden, tanısı konulmak için de çok farklı  tetkikler yapılan, tanısı konulduktan sonra hastayı ve yakınlarını psikolojik  olarak derinden etkileyen kanser, dünya genelinde olduğu kadar Türkiye'de de  hızla yayılıyor.Hastanelere çeşitli şikayetler ile gidip, kanser teşhisi  konulan kişi sayısındaki artış korkutuyor. Hava kirliliği, sigara kullanımı,  alkol tüketimi, batı tarzı beslenme stili, yiyecek ve içeceklerdeki yabancı  katkı maddeleri ve benzeri bir kaç faktör, kanser hastalığı riskini artırıyor.Stres ise doğrudan olmasa da dolaylı olarak kanserli hücrelerin vücutta kolayca  yayılmasına sebebiyet veriyor. Uzmanlar, önümüzdeki 15-20 yıl içinde kanserin  Türkiye genelinde bugünkünden 1 buçuk kat daha fazla görüleceğini söyledi. Tüm  bu olumsuz faktörlere rağmen kanser ile mücadele ve tedavi konusunda eskiye  nazaran daha önemli gelişmelerin yaşanması hasta ve yakınlarına umut oluyor.  Kanser hastalığını yenmede hasta ve yakınlarının psikolojisinin çok büyük önem  arz ettiği söyleniyor.

BATI TİPİ YAŞAM  KANSER EDİYOR

Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) tarafından International ClinicalTrials  Workshop (ICTW) WorkingGroup’a Türkiye’den davet edilen ilk bilim insanı olan  Meram Tıp Fakültesi Onkoloji Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.  Dr. Mehmet Artaç, kanserin çağın hastalığı olduğunu söyledi. İnsan ömrünün  artmış olmasının, kanser hastalığını da artırdığını ifade eden Artaç, kanserin  yaş ile ilintili bir hastalık olduğuna da dikkat çekti. Yaş arttıkça kişilerin  kanserojen etkenlere maruziyetinin arttığına dikkat çeken Artaç, “Maruziyet  arttıkça, DNA üzerinde mutasyonlar çoğalıyor. Bir süre sonra bu mutasyonlar,  DNA tamir sistemi tarafından tedavi edilemeyecek hale geliyor. Bu durum da  kanserleşmeyi başlatıyor. Hastalığın 3'te 2'si yaşlı dediğimiz kişilerde ortaya  çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün çalışmalarına göre 2015 ile 2030 yılları  arasında kanser bir buçuk kat daha da artacak. Dünya genelinde 7 ile 10 milyon  arasında kanser hastası var. Kanser, bir de gelişmiş ülkelerin hastalığıdır.  Türkiye'deki ömür ortalaması giderek artıyor. Bu faktör, kanseri artırır.  Ayrıca insanların yaşam biçimi daha sedanter. Doğal ortamlardan insanlar  uzaklaştırılıyor. Batı tipi yaşam stili arttıkça, fastfood tarzı beslenme türü  daha fazla hayatımıza girdikçe, kanser de aynı oranda artacaktır” dedi.

50 YAŞIN ÜZERİNDEKİLER TARAMA YAPTIRMALI

“Kansere bağlı ölümlerin yüzde 30'u sigaraya bağlı. Sigara, kanser hastalığını  tetikliyor” diyen Artaç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sigara büyük bir tehlike  olduğu için özellikle son 10 yıldır sigara ile mücadele ediliyor. Mücadele  kapsamında başarılar sağlandı fakat halâ yeterli seviyede değil. Bir yandan da  sigara kullanımı ilkokul çağına kadar düştü. Mücadeleye devam etmek gerekiyor.  Toplumun bilinçlenmesi önem arz ediyor. Sigara dışında alkol, hava kirliliği,  içilen suyun içindeki bir takım ağır metaller, beslenme biçimimiz, obezite,  sedanter yaşam da kanser edebiliyor. Şişmanlık, bir çok kanser türüne davetiye  çıkarıyor. Toplumumuzun yüzde 30-40'ı obezite tehlikesi altında. Bu yüzden  önümüzdeki yıllarda obezite sonucunda kanser hastalığının yaygınlaştığını  göreceğiz. Ayrıca güneşten gelen ışınlar, ozon tabakasının delinmiş olması da  kanser etkenlerinin arasında yer almaktadır. Stres de direkt olmasa da dolaylı yollar  ile kanseri tetikliyor. Var olan bir kanseri, stres hızla artırır. Kanser,  hemen olunan bir hastalık değil. Kendini göstermesi için bir zamana ihtiyacı  var. Bazen bu 30 yıl olur bazen de çok daha kısa bir süre. Kanser ile  mücadelede muhakkak doğal yaşam tercih edilmelidir. Sigara, alkol tüketimi  azaltılmalı. Kırmızı et tüketiminin de sınırlandırılması lazım. Dengeli  beslenme şart. Yaşam tarzı değiştirilmeli. Tüm bu kurallara dikkat edilince  bile kanser hastalığı görülebilir. Çünkü kanseri yüzde 100 kontrol etmek mümkün  değil. Kontrol edilemeyen faktörler de var. Ailevi riskler var. Genlerdeki  mutasyonlar da kansere sebebiyet verebilir. Tüm bunlara rağmen kansere yönelik  tedavi çeşitlendi. Erken tarama programları var. Kanser Tarama Merkezleri  kuruldu. Bugün meme, rahim ağzı ve kolon kanserleri için taramalar  yapılabilmektedir. 50 yaş üstü kadın ve erkeklerin muhakkak bir tarama  yaptırması gerekmektedir. Bilinç, kanser hastalığı için büyük önem arz ediyor.  Her kanser için erken tanı ve tarama da sonuç vermeyebilir fakat gereken her ne  ise ihmal edilmemelidir.”<br />
 

EN FAZLA GASTROİNTESTİNAL KANSERİNE RASTLIYORUZ

Konya'da hasta sayısı en fazla olan kanser merkezinde hizmet verdiklerini  aktaran Artaç, Karaman, Aksaray, Afyon ve Mersin gibi illerden de kendilerine  hasta geldiğini kaydetti. Kanserin bir hastalık değil, birbirinden farklı 200  hastalık olduğunu belirten Artaç, daha sonra şunları kaydetti: “Bütün bulgular  birbirinden farklı. Beyin ile ilgili bir kanserse çok farklı bulgular var.  Akciğer ile ilgili bir kanserse çok daha farklı belirtiler beliriyor. Bu  örnekleri çoğalttıkça çoğaltabiliriz. En çok gastrointestinal kanserlerine  şahit oluyoruz. Yemek borusu, mide, kalın bağırsak, pankreas en çok  karşılaştığımız kanser hastalıkları. Bunlar da beslenme ile ilgili hastalıklar.  Son zamanlarda özellikle gençlerde de hastalık görülme sıklığı arttı. 30 ve  40'lı yaşlarda da kanser hastalığı görülme oranında artışlar var.”<br>