Blog Post

Göğüs Kanseri Olan Hastaların Umudu

  • 09-07-2017

...

Göğüs Kanseri Olan Hastaların Umudu

Göğüs kanseri olan hastaların umudu Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Doç. Dr. Zeynep Altuntaş, "Göğüs kanseri hastalarına kendi uygun karın veya sırt dokusundan göğüs yapabiliyoruz" dedi .

Göğüs kanseri olan hastaların umudu Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Doç. Dr. Zeynep Altuntaş, "Göğüs kanseri hastalarına kendi uygun karın veya sırt dokusundan göğüs yapabiliyoruz" dedi Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Doç. Dr. Zeynep Altuntaş, ile plastik cerrahinin uygulama alanlarını ve tedavilerini konuştuk. Sizi tanıyabilir miyiz? 1975 Konya doğumluyum, ilk orta, lise ve üniversite tahsilimi Konya'da tamamladım. Daha sonra Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Kliniği'nde 2000 yılında ihtisasa başladım. 2007 yılında uzman oldum. 1 yıl süreyle Amerika'da plastik cerrahi alanında çalıştım. Daha sonra mecburi hizmetimi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 1 yıl tamamladıktan sonra Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 3 yıl çalıştıktan sonra Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesine Plastik Cerrahi Bölümüne Yrd. Doç olarak başladım 1 yıldır da doçentlik unvanını aldım. Böylelikle burada çalışmaya devam ediyorum. Plastik cerrahide hangi uygulama ve tedavileri yapıyorsunuz? Plastik cerrahi kliniğinde estetik ve sağlık anlamında her türlü ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Özellikle en sık yaptığımız ameliyatlar; burun, meme, karın germe ve yağ aldırma işlemlerinden oluşuyor. Bunların dışında yüze; botoks, dolgu, PRP, peeling ve örümcek ağı gibi hafif estetik dokunuşlar yapıyoruz. Kliniğimizde aynı zamanda yanık, yara ve diyabetik ayak gibi ya da doğuştan olan doku rahatsızlıklarının onarım ve tedavisini yapıyoruz. Son zamanlarda estetik uygulamalar uzman olmayan kişiler tarafından yapılıyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Estetik operasyonlar gerek ameliyat gerekse küçük dokunuşlar olsun bütün bu müdahaleler dermatolog ve cerrahi uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Estetik müdahale yaptırmak isteyen kişiler mutlaka nerede ve kime yaptırdığına mutlaka dikkat etmelidir. Aksi takdirde istenmeyen komplikasyonlar meydana gelebilir. Estetik müdahaleler sağlık açısından ya da daha çok güzellik kaygısıyla mı gerçekleşiyor? Özellikle burun ameliyatında hem estetik görünüm hem de nefes alma problemiyle başvuruyorlar. Öncelikle hastanın nefes alması çok önemli aynı anda estetik bir kusur varsa bunu gideriyoruz. Bazen burun simetrisinde eğrilikler ya da kemerleri hastayı rahatsız edebiliyor. Burun ameliyatlarında, yapacağınızı burunu önceden çiziyor musunuz? Öncelikle hastayla ameliyattan önce iyi bir iletişim kurulmalıdır. Çünkü bazen hastanın istekleriyle bizim düşüncemiz farklı olabiliyor. Bu durumu ameliyat öncesi konuşarak hastayı yönlendiriyoruz. Tabii cerrahın deneyimi çok önemli, hastaya hangi burun tipinin yakışacağı konuşulmalı ve ona göre planlama yapmak gerekiyor. Yüz estetiğinde belli oranlarımız vardır. Bu altın orandır. Bu oran şöyledir; yüzümüzün saç kesiminde alına, alından buruna, burundan çeneye kadar kısmı eşit ölçülere sahip olmasıdır. Yapılan araştırmalarda eşit ölçüye sahip yüzlerin daha güzel olduğu görülmüş. Burnun çok kaldırılması, küçültülmesi ya da kısaltılması doğru değil. Burunun önceden çizilmesini onaylamıyorum. Çünkü bilgisayar ortamından yapılan çizimlerdir. Oysa 3 boyutlu bir dokuyu ameliyat ediyorsunuz. Yüzde yüz bunu sağlamak doğru değil. işin içine yumuşak doku kalınlığı, kıkırdakların ince ve kalınlığı giriyor. Bunları bilgisayarda düzeltebilirisiniz ancak gerçek ortamda düzeltmek mümkün olmayabiliyor. Hastaya bir ayna karşısında yapabileceklerimizi anlatıyoruz ön fikir olsun diye açıklamalarda bulunuyoruz. Estetiğe gerek duymadığınız hastaları, ikna etmeyi başarabiliyor musunuz? Tabii güzellik kaygısıyla gelen olabiliyor. Vücut dismorfik diye bir rahatsızlık var, hasta iyide olsa kendini kötü hissedebiliyor. Bu durum psikolojik nedenlere dayanabiliyor. Bu tür hastalara da objektif olmak lazım ancak çoğu zamanda hastayı ikna edemiyoruz. Meme kanseri olup göğsü alınan hastalara ne gibi tedavi ve uygulamalar yapıyorsunuz? Meme estetiğinde hastalar hem güzellik hem de sağlık nedeniyle gelebiliyor. Büyük memeli hastalarda sırt ve omuz rahatsızlıkları oluşabiliyor. Ayrıca yaz mevsiminde sıcak nedeniyle pişik, egzama gibi birtakım deri rahatsızları ortaya çıkabiliyor. Meme kadınlığın simgesidir. Dolayısıyla bazen de meme dokusu gelişmeyen hastalara protez yerleştirerek estetik bir görünüme kavuşmasını sağlıyoruz. Böylece hasta bu protezi ömür boyu kullanabiliyor. Meme dokusunun altına yerleştireceğimizden dolayı da hastanın süt vermesini engellemiyor. Kanser hastalarında eş seanslı olarak genel cerrahi ekibiyle ameliyata dâhil olabiliyoruz. Hastanın isteği doğrultusunda genel cerrahi kanserli dokuyu aldıktan sonra biz protez veya Ekspander implant yerleştiriyoruz. Bunları haftalık şişiriyoruz, belli bir volüme ulaştıktan ve hasta kemoterapisini tamamladıktan sonra kalıcı protezle değiştirerek meme protezini yapabiliyoruz. Aynı zamanda hastaya kendi sırt ve karın dokusundan da meme yapabiliyoruz. Dolayısıyla meme kanseri hastalarının memesi olmayacak diye bir durum yok. Bu mümkün ancak bunlar aşamalı ameliyatlardır, iki veya üç olabiliyor. Meme oluşturduktan sonra revizyon ameliyatı yapabiliyoruz. Türkiye'de diyabet hastalığının gün geçtikçe yaygınlaştığı görüyoruz. Sizinde içinde yer aldığınız Diyabetik Ayak Konseyi hakkında bilgi verir misiniz? Bizim plastik cerrahide en sık rastladığımız rahatsızlıklardan biri diyabetik ayak, hastaların uzun süren diyabet sonrasında ayaklarında diyabete bağlı yaralar oluşabiliyor. Hastanemizde Diyabetik Ayak Konseyi var. Bu konseyde bütün branşlardan bir doktor yer alıyor. Diyabetik yaralar, multidisipliner dediğimiz yani birden çok bölümün ortak bir şekilde çalışmasını gerektiren tedavi şeklini uyguluyoruz. Plastik cerrahide bu grubun içinde yer alıyor. Biz özellikle diyabetik yarada ölü dokusu varsa bunların tedavisini yaptıktan sonra uygun pansuman yöntemleri ve özel bakım malzemeleri kullanarak bu yarayı toparladıktan sonra kapatabiliyoruz değişik ameliyat teknikleriyle. Ama bu da uzun bir süreçte gerçekleşiyor, hastalara hep şunu öneriyorum; "ayağınıza gözünüz" gibi bakın. Çünkü küçük bir hatayı kabul etmiyor. Aksi halde tetikliyor ayağın kesilmesine kadar gidebiliyor. Dolayısıyla hastalar manevi anlamda yıpranıyorlar. Diyabetik uygulama masraflarını devlet tarafından karşılanıyor.

...