Blog Post

Sindirim Sistemleri Hastalıkları Bilgilendirme Programı Gerçekleştirildi

  • 27-10-2015

...

Sindirim Sistemleri Hastalıkları Bilgilendirme Programı Gerçekleştirildi

Türk Gastroenteroloji Derneği tarafından organize edilen Sindirim Sistemi Hastalıkları Bilgilendirme Programı Mevlana Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

Oturum başkanlığını Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Demir’in yaptığı program Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor’un açılış konuşmasıyla başladı.

Türk Gastroenteroloji Derneğinin misyonundan bahseden Prof.Dr.Bor,“Misyonumuz, halkımızın sağlıklı bir sindirim sistemi için neler yapılması gerektiği ayrıca sindirim sistemi hastalıklarında tanı ve tedavi konusunda yol göstermek ve bu konularda en yetkili bilim insanlarımızın bilgilerini paylaşmalarını sağlamaktır. Halk sağlığı açısından bakıldığında hastalıklarla mücadelenin öneminde öne çıkan faktörler hastalığın sıklığı ve yaşamsal tehlikesi yaratıp yaratmadığıdır. Hastaları doğru bilgilendirmek ve aynı hastalığa yakalananların iletişim kurmasını sağlamak da görevlerimiz arasındadır.” dedi.

Daha sonra “Karnım ağrıyor, şişkinlik var. Ne yapayım?” konulu sunumunu yapmak üzere kürsüye çıkan Doç. Dr. Hüseyin Korkmaz, “Şişkinlik ve Distansiyon toplumda yüzde 15 ila yüzde 30 arasında, tüm yaş gruplarında ve kadınlarda daha sık görülmektedir. Şişkinlik ve Distansiyon hastalarda hafif bir rahatsızlıktan, yaşam kalitesini bozacak kadar şiddetli şekillerde görülebilmektedir. Burada aklımızda tutmamız gereken en önemli şey, rahatsızlığın fonksiyonel mi yoksa sindirim sisteminin yapısal bir bozukluğundan mı kaynaklandığıdır.” diye konuştu.

Prof. Dr. Hüseyin Savaş Göktürk ise, depresyonun ciddi anlamda kabızlık nedeni olduğunu söyleyerek, “Bununla birlikte nörolojik hastalıklar,parkinson, alzheimer, felç de kabızlığa yol açabiliyor. 50 yaşından sonra yeni ortaya çıkan kabızlık varsa, dışkıda kan görülüyorsa, kabızlıkla birlikte kilo kaybının eşlik etmesi söz konusuysa, art arda ihsal ve kabızlık oluyorsa ve tuvalet alışkanlığında bozukluklar varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.” şeklinde konuştu.

Yapılan son araştırmalarda ülkemizde insanların yaklaşık yüzde 23’ünün reflü olduğunu aktaran Yrd. Doç. Dr. Mehmet Asıl, şöyle devam etti: “Alkol, sigara, alınan ilaçlar ve mide boşalmasını etkileyen bazı hastalıkların da reflüyü arttırıyor. Reflünün temel bulgularından biri, mide içeriğinin ağzımıza doğru geri gelmesi diğeri ise mide ve yemek borusunda yanmadır. Bunların dışında mide ağrısı, bulantı, kusma, kalp dışı göğüs ağrıları, yutma güçlüğü, uykudan boğulur şekilde uyanma, farenjit, boğaz ağrısı, boğazda yanma, ses ile ilgili şikayetler, öksürük, astım, ağız kokusu gibi birçok tipik olmayan bulguları da var reflünün.” “Hepatitler ve Siroz” konusunda sunum yapan Prof. Dr. Hüseyin Ataseven de, “Hepatit C virüsü dünyada yaklaşık 200 milyon insanda var. Ülkemiz bu açıdan biraz daha şanslı diyebiliriz. Ülkemizde yüzde bir veya iki civarında. Birkaç hastalıktan hayat boyu süren bir hastalığa kadar seyredebiliyor. Yüzde 75-80’i kalıcı oluyor. Yıllar içerisinde de büyük bir kısmı siroza sonra da karaciğer kanserine dönüşebiliyor. Belirtileri de diğer hepatit türlerinde olduğu gibi halsizlik, yorgunluk, bulantı, kusma, karın ağrısı, iştahsızlık, sarılık. Kan ve vücut sıvısı ile bulaşır ve az görülse deortak diş fırçası vejilet kullanımından da bulaşabiliyor.” dedi.

Sunumların ardından program soru cevap bölümü ve plaket takdimi ile sona erdi.

... ... ... ... ...